Önce 3 no.lu hatla, Gallieni'den Pere Lachaise'ye; sonra, 2 no.lu hatla Nation'a; oradan da, farklı tarifelendirilen bir metro bileti ile, RER A banliyö hattı ile, Paris'in yeni oluşturulan banliyösü, yaklaşık yarım saat uzaklıktaki ''Marne La Vallee-Chessy'' istasyonu'na....
Neyse ki, yağışsız, fazlaca soğuk olmayan bir gün.Kış için ideal.Hiç kalabalık değil. Bu da güzel.Zira kalabalık olsa, bir günde bitiremezsiniz, kuyrukta beklemekden..Güzeeelllll!!!!
Bugün, biz de çocuklar gibi şen olacağız demektir.Tabii, işin öbür yanında, ne yazık ki; eğlenceden çok, bir kültür emperyalizmi var, bize dayatılan. Vahşi batıda neler olmuş?Kimin umrundaysa? Ya da, Amerika'nın gerçek sahiplerinin nasıl yaşadığı...Bunun yanında da, hani ''az pilav az kuru'' hesabı, bir günlük eğlence...İsteyene, sımrsız...
Yetişkin, 1 park girişi 69€ (Walt Disney Stüdyolarını da işin içine katarsanız, ki bir gün için değmez, katmayın derim, o zaman 79 €); cocuklar da ona yakın, 59€ galiba...Anlayacağınız, bir günün maliyeti, bir hayli tuzlu.Değer mi? Değer de, değmez de...Nerden baktığınıza bağlı. Başkaca eğlence mi yok? Dolu....Ama, çocuklar için bir kez, tamam....
Ne hoştur o atlıkarınca, döner de döner....
Turumuza, girişteki ''Main Street'' den sola dönerek, '' Frontierland'' tarafına doğru yönleniyoruz.
'' Rivers of the Far West'', uzak batının nehirlerini simgeleyen gölet donduğu için, ''Mark Twain'' nin gemisine binemiyoruz. Hemen oracıktaki, ''Phantom Manor'' a giriyoruz. Büyülü bir yapı. Daha girişte, acaip acaip seslerle karşılaşıyorsuz. Her taraf iskelet dolu. Perili bir masal evini düşünün. Bu ve hemen her girilen aktivitede, sizin rahatınız için birer vagon tahsis ediliyor. Yani oturarak, o büyülü atmosfere dalıyorsunuz. İşte, videosu:
Oradan, hemen karşımızda duran '' BigThunder Mountain'' ve onu hızla dolanan macera trenine geçiyoruz. Şimdi sıkı durun!!!! Adeta yerimize yapışıyoruz!!!
Sıradaki, ''Advantureland'', macera adası kısmı....
İlk durak; İsviçreli Robinson Ailesi'nin, bindikleri teknenin batması sonucu çıktıkları ıssız bir adada, ağaçtan yaptıkları evdeki yaşamlarının tasvir edidiği ''La Cabene des Robinson'', Robinson'un evi...İlginç!!!!
İşte video:
Şimdi de, ''Pirates of the Caribbean'' dayız...
Sıradaki, Uyuyan Güzel Şatosu '' Le Chateau de la Belle au Bois Dormant''
Hadi şimdi trenle parkı gezelim:
Tüm bunlardan sonra, dönüş yolunda, bir de ''Star Tours'' a uğradık. Aslında daha çok yer var ama vakit yetmiyor... Bu da, oldukça ürkütücü bir maceraydı. Bir anda uzay boşluğunda buluyorsunuz kendinizi....
Macera turumuzu böylelikle bitiriyoruz...
Tabii, Paris ne yazmakla ne de gezmekle biter. Gecesi ayrı, gündüzü ayrı....
Ya o kaldırım cafe leri...
''Avenue de l'Opera'' ve '' Boulevard des Capucines'' in birleştiği noktadaki, Paris Opera binasının tam karşısındaki, ''Cafe de la Paix''
bir başkası, ''St.Germain'' Bulvar'ı üzerindeki ''Cafe de Flore''
yine aynı cadde üzererindeki ''Les Magots''
bir diğeri, ''cupcake'' leri ile ünlü '' 23 Rue Rambuteau'' daki
''Berko''
Hangisini ne kadar anlatacaksınız?
Her daim canlı ''Pigalle''/ '' Moulin Rouge''
ya da sokak ressamlarıyla ünlü, ''Place du Tertre''
etrafında konuşlanan, '' Sacre Couer'' kilisesini de
içine alan ''Montmartre'' bölgesini mi?
Ancak, Seine Nehri'nin güneyinde kalan,
Notre Dame' a
sırtınızı verdiğinizde, Boulevard St.Michel
ile başlayan ve ''Cartier Latin'' denilen bölge çok hoş! İşte video
Ama ben, biraz daha aşağılardaki, ''Panteon'' un
hemen arkasındaki ''Rue Mouffetard''ı, o sıcacık meydan ''Place de la Contrescarpe'' ı
daha çok beğeniyorum. İzleyin:
Daha bir dolu parkını yazamadık. Hava da elverişli değildi zaten.
Hoş bir lezzet bıraktı 2013 başındaki 6 günlük Paris kaçamağı bizde. Umarım, bir sonraki gezimiz, fazla uzamadan olur. Kalın sağlıcakla, şimdilik!!!!