Two ex-bankers were long time on the roads. But 2006 is opening anew perspective to their 17 year-long happy marriage.Because TWINS, have already decided to be on the way, saying "Count us in as well". From now on,we altogether are much more powerful.
İki eski bankacı,uzun zamandır yollardaydı. Ancak 2006 yılı;17 senelik mutlu beraberliklerine farklı bir pencere açtı.Zira,"İkizler" çoktan yola koyulma kararı almışlardı bile,"Biz de varız" diyerek..Artık,daha da güçlüyüz...
Salı, Ekim 30, 2007
DÜN KUTLADIĞIMIZ, (LAİK) CUMHURİYET(MİYDİ ?)...
ACABA DÜN KUTLADIĞIMIZ HANGİ " CUMHURİYET "Tİ ? Dün, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, devlet ile halkı ayıran; devlet geleneklerini hiçe sayıp, uydurma bir protokol oluşturan ve bu anlamda da, cümle aleme ikili bir görüntü veren sahi neyin kutlamasıydı? " Laik Cumhuriyet "in olabilir mi ? Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, kafalarındaki kavramla; yüce Atatürk'ün " en büyük eserim " dediği, bizlerin de bugüne kadar coşku ile kutladığı " Cumhuriyet " aynı değil. O halde neyin kutlamasıydı? Sahi, dün neyi kutladılar?
“ Bazen, sahi ne çabuk geçti ! ” deriz. Acaba, gerçekte de öyle midir? Kolaymış gibi görünen, tam 365 gün! Dolu dolu saatler, dakikalar. Dile kolay… Gözlerinizi dünyaya açalı beri, pek çok zorluğu aştınız. Önceleri, nefes almak bile sizler için bir sorundu. Ancak, sırayla ve de zamanla her şeyi aştınız. Bugün artık, bizce, bebek olmaktan da çıktınız. Hatta, yavaş yavaş kişiliğinizin şekillendiğini bile söylemek mümkün. İkinizin de öylesine farklı karakterleri var ki… Bugün; geldiğiniz noktanın bir fotoğrafını çekmek, edindiğiniz ayrı ayrı huylarınızdan, özelliklerinizden bahsetmek istiyorum. Aslında, çok şanslı olduğunuzu düşünüyorum. Taa doğum anından başlayarak, yaşamdaki her dakikanız ya resmediliyor ya da kaydediliyor. Diğer yandan, tümüyle size odaklanan, enerjisini size harcayan birer anne babanız var. Bunun ne denli bir avantaj ve mutluluk kaynağı olduğunu daha sonraki yıllarda anlayacağınızı umuyorum. Kısacası, uzun ve zahmetli bir yoldan geldiğiniz için herkes üzerinize titriyor. Şimdi gelelim özelliklerinize…
Mert senden başlayalım;
Öncelikle, bugünlerde, kendi başına birkaç adım da olsa atabiliyor olman hem bizleri hem de seni mutlu ediyor. Duruşunu, pek çok kişi, “ devlet adamı ” duruşu olarak tanımlıyor. Öylesine iç huzurun var, kendinle barışıksın ki, saatlerce kendini avutabilirsin; yeter ki, eline ilgini çeken bir şey alıp, dış dünyaya kendini bir kapatmaya gör…Son birkaç günür yeni uğraşın “ lego ”lar. Oldukça hırslı, gözüpeksin de aynı zamanda. Bugünlerde en büyük zevkiniz, koltuklara tırmanıp, pervaza tutunarak cam kenarına çıkmak ve dışarıyı seyretmek. Sehpanın üzerine çıkıp oturmak, güvenli bir şekilde inmek söz konusu bile değil. Eline yemen için ne verdiysek bizi bugüne kadar reddetmedin. Bir de, elindeki bitene kadar ona öylesine sahipleniyorsun ki…Bu arada, bıcır bıcır pek çok şey söylüyorsun, anlamasak da. Özellikle geceleri uykun, Alp’e nazaran düzensiz. Gecede, birkaç kez uyandığın oluyor. Ancak, çabuk uykuya dalıyorsun. Daha pek çok özelliğin var ama şu an aklıma gelen sadece bunlar.
Alp sana gelince;
Mert’in ciddiyetine nazaran, senin daima gülen bir yüzün var. Gülmek sana öylesine yakışıyor ki… İnsanlara oldukça sıcak, sımsıcak bakan bir yüzün, duruşun var. Yeni bir şey yaptığında, “ Hey millet! Bakın ben ne yaptım? ” der gibi bize gülerek bakman; Mert ile oynarken O’nun gülmelerine ortak olman, mutluluğunu paylaşman; her düşüncende, adımında bir insanın sıcaklığını araman senin çok hoş yanların. Umarım bu durum, sende, daha sonraki yıllarda insanlara aşırı bağımlılık yaratmaz. Ancak ben bunu olumsuz bir gelişme olarak algılamıyorum. Genelde, daha düzenli bir uykun var. Yemek konusunda, hemen hemen zevkleriniz benzeşik. Şu aşamada, biraz daha yerde kalmayı, emeklemeyi tercih ediyorsun. Yıldız savaşları yeni yeni başladı; daha çok sen, Mert’e sataşıyorsun(!). Ritm tutmana bakarak, müziğe daha duyarlı bir yapın olduğunu söylemeliyim.
İKİNİZİ DE ÇOK SEVİYORUZ…
İYİ Kİ DOĞDUNUZ!..
Bugün sizlere, Erdek’in en güzel restoranında, deniz manzaralı “ Taş Restaurant ”ta, yaklaşık 40 kişinin katılımı ile, muhteşem bir “ ilk yaş, doğum günü ” partisi veriyoruz. Günler öncesinden buna hazırladık kendimizi. Umarım, biraz büyüyünce, hep birlikte videodan izlemek ve o günlere geri dönmek mümkün olur. ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ…
"...seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz calışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek , dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı,artık hiç bitmez..." ( E.E.Cummings )
Dünyada kendin olarak kalabilmek…Başkalaşmadan, özgünlüğünü koruyarak. “ Emme basma tulumba ” misali, her gelenin önünde, her ne neden olursa olsun, eğilmeden…Kişiliğini ezdirmeden! İşte, bütün sorun burada. Bu, genelde, bir insan tipolojisini, duruşunu, ideolojisini yansıtan dünya görüşü. Pek çok insan için hiç ama hiç anlamı olmayan. Hernekadar çokları, globalleşen dünyada böyle şeyler mi kaldı dese de bence, ulusların da “ kendisi olmak ” gibi bir faziletlerinin olması gerekir diye düşünüyorum. Bu düşüncenin tek bir açılımı olabilir: O da, yüce Atatürk’ün yaptığı gibi, Emperyalizme Karşı Durmak… Her ne pahasına olursa olsun, bağımsız karakterinizden asla ve asla ödün vermeden. Yüreğimizin yandığı bugünlerde; içi, bir nebze de olsa ülke, ulus, yurttaş, insan sevgisi ile dolu olan herkesin; etrafına bir bakıp, olanı biteni algılaması, oynanan oyunu iyi algılaması gerekir diye düşünüyorum.
"İki ülke arasında bu kadar çok fark olmasına rağmen Malezya’yı mutlaka izlememizi gerektiren şey, İslami hareketin tıpkı Türkiye’dekine benzeyen ’tırmanış’ biçimi. Bu tırmanış (...) ’sıkılmış bir macuna’ benziyor, yani geri dönüşü yok." (25 Eylül 2007 Milliyet, Ece Temelkuran) "(Malay’ların gittiği ilkokulda, Ramazan boyunca yemek aralarını kaldırdıklarını ve kantini kapattıklarını söyleyen ilkokulun müdür yardımcısı kadın yanıt veriyor.)"- Evet, yemek yemiyor çocuklar. Sabah 07.00’den öğlen 13.00’e kadar. - Ama bu kadar mecburiyet?- Hiçbir şey mecburi değil" diyor." (25 Eylül 2009 Milliyet, Ece Temelkuran) "Malezya, her şeyin konuşulabildiği ama herkesin özgürce konuşamadığı bir ülke." (24 Eylül 2007, Yeni Şafak, Ayşe Böhürler) "Uyuyorduk, diyor (Kadına Yardım Örgütü’nün kurucusu) Ivy. (...) Güzellik yarışmasını protesto ettiklerinde, kadınların elini sıkmamaya başladıklarında, devlet dairelerine kapalı giysilerle gelmemizi söylediklerinde, hatta haklı buluyorduk bir yanıyla. Doğru, devlet dairesine ’düzgün’ kıyafetle gidilmeliydi. Ama sonra o düzgün yani kapalı kıyafetleri zorunlu hale getirdiler. Bu yavaş yavaş oldu. (...)Biz tamam, eğer İslam devleti istiyorsanız, gelin anayasayı değiştirelim o zaman, dediğimizde asla kabul etmiyorlar. Çünkü tepki çeker ve reddedilir, biliyorlar. O yüzden çok yavaş ve yumuşak yaptılar başlangıçta. Ama şimdi gücü ele geçirdikleri için o kadar yumuşak değiller." (29 Eylül 2007 Milliyet, Ece Temelkuran)
İkizler dünyaya geldikten yaklaşık 15 ay sonra, ilk yurtdışı gezimizi Londra'ya yapıyoruz. Kısa, nostaljik bir gezi olacak her ikimiz için de, 1988 Eylülünden sonra. İkizlerin annesine doğum günü (20 Ocak ) hediyesi !.." Confirmation " dan da anlaşılacağı üzere, 18 Ocak 2008'de Londra'ya uçuyoruz. 2 kişi vergiler dahil, g/d, sadece € 131,12. Kısa bir süre öncesine kadar bu rakamları hayal bile edemezdik. Bugün, bu vesile ile, ucuz uçak bileti alınabilecek web adreslerine yollama yapan bir arama motorundan sözetmek istiyorum: http://www.flylowcostairlines.org/duuk-maliyetli-havayollari/ Flight booking: Confirmation Booking confirmed Booking reference: ECRGR37
Please print and take this booking confirmation with you to the airport. It may speed up your check-in experience.
Mr A.MUHSIN KANIBIR, Mr NILGUL KANIBIR are flying on:
Flights Friday 18 January Check in opens Fri 18 Jan 18:20 Closes Fri 18 Jan 19:40 Istanbul - Sabiha Gökçen To London Luton flight 2386; dep. Fri 18 Jan 20:20 arr. Fri 18 Jan 22:25 Tuesday 22 January Check in opens Tue 22 Jan 12:05 Closes Tue 22 Jan 13:25 London Luton To Istanbul - Sabiha Gökçen flight 2385; dep. Tue 22 Jan 14:05 arr. Tue 22 Jan 19:50
0 Hold bag(s) per flight between all passengers combined The 2 passenger(s) in this booking may check in a combined total of 0 hold bag(s). The 20kg hold bag weight allowance (per passenger) does not increase with the addition of further hold bags. If you wish to add hold bags to your booking, you can add the relevant charges to your booking.
Payments Tuesday 04 September Mastercard ending 7026 €131.12
Two ex-bankers were long time on the roads. But 2006 is opening anew perspective to their 17 year-long happy marriage.Because TWINS, have already decided to be on the way, saying "Count us in as well". From now on,we altogether are much more powerful.
İki eski bankacı,uzun zamandır yollardaydı. Ancak 2006 yılı;17 senelik mutlu beraberliklerine farklı bir pencere açtı.Zira,"İkizler" çoktan yola koyulma kararı almışlardı bile,"Biz de varız" diyerek..Artık,daha da güçlüyüz...