DUBROVNİK NOTLARI...
Pile Kapısı na bakan Ana Meydan...
Tepeden Dubrovnik...
Pile Kapısı...
Kuzey Kapısından Eski Liman a bakıs...
Minceta Burcu...
Orlando Sutunu ve St.Blaise Kilisesi...
Eski Sehir de fahis pizza-19 TL...
Eski Liman a bakıs...
4 Ekim 2011 Salı sabah erken saatler...
08.30 civarı, Kotor Stari Grad ( Eski Sehir) giris kapısının onundeyiz. Artık Kotor a veda etme zamanı...
O dantel gibi, kıvrım kıvrım Dalmacya kıyılarında sorf yapmaya devam ediyoruz. Hedef, yaklasık 100 km.otedeki, son yılların gozde turizm beldesi Hırvat Dubrovnik...
Bir gun once, Blue Line Otobus Firmasına otobus biletini soruyoruz. Kisibası € 14, cocuklardan da € 8 alınıyormus. Toplam € 44. Anladık ki, bu cografyada, kalabalıksanız, en iyisi taksi (€ 60)...
Guzel...Birgun once, bizi Perast a goturen taksici ile yola koyuluyoruz. 2 saat civarında bir yolumuz var.
Karadag sınırına gelmemiz zor olmuyor. Ancak, ilk kez, iki ulke sınırları arasının, Karadag ile Hırvatistan, oylesine birbirine uzak, nerden baksanız 1.5-2 km, oldugunu goruyorum.
Sınırı gectikten az sonra Dubrovnik havaalanı ve sonrasında da, Cilipi ve Cavtat...
Evet, uzaktan Dubrovnik sahilleri gozuktu...Sehrin ismi, mese ormanları anlamına gelen Dubrova dan geliyor. Yine tarihte, Ragusa olarak geciyor. Tarih boyunca zengin olan birbolge. Rivayet o ki, Kanuni ye yuklu miktarda para verilerek, buraları istila etmesi onlenmis!
Hemen sehrin ustunde arabayı durdurup, ilk goruntuleri alıyorum.
Stari Grad (Eski Sehir) ın kuzey kapısının yanından Dubrovnik merkeze giriyoruz; hemen, Pile Kapısının onundeki ana meydanda arabadan iniyoruz. Solugu, solun sagında, Hilton Oteli ne dogru, Gorbacov Kafe de alıyoruz.
Bu arada da, kalacak yer sorusturuyoruz. Sagolsun, kafede calısan cocuk, bize 5 dakikada, hemen ust sokakta yeralan bir yer soyluyor ve o binaya yerlesiyoruz. Pile Kapısına 50 metre.(Geceligi € 50).
Buralarda, apartman diyorlar, binanın odalarını kiralıyorlar, kahvaltı genelde fiyat dısı.
Henuz ogle saatleri...Hava, Ekim ayı olmasına karsın, sıcak.Biraz dinlenip, sonrasında da, bu 13.yuzyıldan kalma dokusuyla, Unesco Koruması altındaki populer sehri kesfe baslayacagız.
Pile kapısı na bakan, Ana Meydan a iniyoruz.Oldukca kalabalık.Turizm Ofisi tam meydanda, arı gibi calısıyor. Brosur bol. Guzel...
Fiyatlar burda, Kotor un da uzerinde, super ucuk!!!!
Ya ac kalacaksınız ya da sandvic ile gecistireceksiniz. Kısaca, gezgin guzergahına ters!
Saga, Hilton Oteli nin oldugu kısma dogru yuruyoruz. Hafif yokus...
Sonrasında, Zagrep Universitesi ne baglı bir binanın yanından yukarılara tırmanmaya baslıyoruz. Amac, yukarıdan, Dubrovnik sahillerini gormek; o prıl pırıl Dalmacya Kıyılarına bakmak.
Bu arada, kimileri denizin tadını cıkarıyor, sakin sakin kulaclıyorlar Adriyatik i...
Pile Kapısı na geliyoruz. Birazdan, Stari Grad a, Eski Sehre girecegiz.
Kapıdan girer girmez, Placa(Stradun) Caddesi baslıyor. Sagda, 500 kusur yıldır akan Buyuk Onofrio Cesmesi... Solda ise, Saviour Kilisesi...
Placa Caddesi uzerinde ilerliyoruz...Ana caddeye acılan saglı sollu daracık sokaklar... Sonrasında, caddenin sonunda, ortada, Orlando Sutunu; arkasında, biraz geride, St.Blaise Kilisesi; tam Cadde nin sonunda, saat kulesi. Onun sag yanında, kucuk Onofrio Cesmesi; solunda da, Sponza Sarayı...
Saat Kulesi nin yanından, kapıdan cıktıgımızda da, eski limana varıyoruz.
Bambaska bir dunyadan digerine...
Boylelikle, aksamı ediyoruz. Placa da ısıklar yanıyor. Biz de yavas yavas evimizin yolunu tutuyoruz...














































































0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
Bu kayda verilen bağlantılar:
Bağlantı Oluştur
<< Ana Sayfa